Kanada Savunma Tedarik Bakanı Fuhr’den Türk savunma sanayisine övgü
Kanada Savunma Tedarik Bakanı Stephen Fuhr, İstanbul’da düzenlenen SAHA 2026 Fuarı kapsamında Türkiye’nin savunma sanayisindeki gelişimini övdü ve iş birliği çağrısında bulundu. Fuhr, güvenilir ortaklarla hızlı hareket etmenin zorunluluk haline geldiğini ifade etti.
Kanada Savunma Tedarik Bakanı Stephen Fuhr’un Türkiye’nin savunma sanayisindeki gelişimi hakkında yaptığı değerlendirmeler ve iş birliği çağrısı, İstanbul’da düzenlenen SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı kapsamında dikkat çekti. SAHA İstanbul organizasyonuyla İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilen fuarda, savunma, havacılık ve uzay sanayi alanındaki uluslararası iş birliği imkanları ve üretim modelleri ele alındı. Fuhr, Türkiye’nin sektördeki ilerlemesine vurgu yaparak güvenilir ortaklarla hızlı hareket edilmesi gerektiğini ifade etti. Etkinlikte farklı ülkelerden uzmanların katılımıyla Avrupa’nın güvenlik mimarisi ve savunma sanayisinin geleceği üzerine değerlendirmeler yapılırken Türkiye’nin sahip olduğu üretim kapasitesi ve sanayi ekosisteminin önemi öne çıktı.
SAHA 2026 kapsamında savunma sanayi iş birliği gündemi
SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı, Türkiye ve Avrupa’nın en büyük savunma, havacılık ve uzay sanayi kümelenmesi olarak bilinen SAHA İstanbul’un organizasyonuyla İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleştirildi. Etkinlik, savunma sanayii alanında faaliyet gösteren kurumlar, uzmanlar ve karar vericileri bir araya getirerek uluslararası ölçekte iş birliği olanaklarını tartışma platformu sundu. Fuar kapsamında düzenlenen oturumlarda, özellikle güvenlik mimarisindeki dönüşüm ve ortak üretim fırsatları ele alındı.
Fuar sırasında gerçekleştirilen panelde, “Transatlantik Güvenlik Ekosisteminde Savunma Sanayi İşbirliği: NATO Yetkinlik Geliştirme ve Avrupa SAFE Çerçevesinde Ortak Üretim Fırsatları” başlığı altında değerlendirmeler yapıldı. Panelde Avrupa’nın yeni güvenlik mimarisinde Türkiye’nin savunma sanayii kapasitesinin kritik bir rol oynadığına dikkat çekildi. Farklı ülkelerden katılımcıların yer aldığı oturumlarda, üretim kabiliyetleri ve iş birliği modelleri üzerine görüşler paylaşıldı.
Kanada’dan Türkiye ile iş birliği ve hızlı hareket vurgusu
Kanada Savunma Tedarik Bakanı Stephen Fuhr, savunma sanayisinde hızın kritik bir unsur haline geldiğini belirterek teknoloji geliştirme süreçleri ile klasik tedarik yöntemleri arasındaki farkın giderek açıldığını ifade etti. Fuhr, teknolojik gelişim döngüsü hızlanırken tedarik süreçlerinin aynı oranda ilerlememesinin sahada karşılığı olmayan sistemler ortaya çıkarabileceğini söyledi. Bu nedenle Kanada’nın savunma tedarik yapısında değişikliklere gittiğini aktardı.
Fuhr, Türkiye ile iş birliğine açık olduklarını vurgulayarak Türk savunma sanayii şirketlerinin önemli kabiliyetlere sahip olduğunu belirtti. Türkiye’de güçlü şirketlerin bulunduğunu ve bu durumun ciddi bir sinerji oluşturduğunu ifade eden Fuhr, uzun vadeli tek başına geliştirme süreçlerinin artık sürdürülebilir olmadığını dile getirdi. Bu kapsamda güvenilir ortaklarla daha hızlı hareket edilmesi gerektiğini belirten Fuhr, ortak üretim ve sanayi iş birliklerinin önümüzdeki dönemde daha da önem kazanacağını kaydetti.
NATO ve savunma sistemleri üzerine değerlendirmeler
Panelde söz alan uzmanlardan Timothy Ash, NATO’nun mevcut savunma tedarik sisteminin günümüz koşullarına tam olarak uyum sağlayamadığını ifade etti. Ukrayna savaşının klasik savunma anlayışlarını değiştirdiğini belirten Ash, mevcut yapının daha verimli ve hızlı hale getirilmesi gerektiğini söyledi. Türkiye’nin savunma sanayiindeki dönüşümünün ittifak için önemli bir örnek oluşturduğunu dile getirdi.
Ash ayrıca Türkiye’nin geliştirdiği savunma sanayii kapasitesine dikkat çekerek, Avrupa savunma yapısının parçalı ve verimsiz olduğunu, buna karşılık Türkiye’nin daha otonom bir modelle etkili sonuçlar ürettiğini ifade etti. NATO’nun bu süreçten ders çıkarması gerektiğini belirtti. Panelde ayrıca Türkiye’deki bazı savunma sanayii şirketlerinin geliştirdiği sistemlerin dikkat çektiği de aktarıldı.
Avrupa’nın güvenlik ekosisteminde Türkiye vurgusu
DTCP Ortağı Ole Aguirre ise Avrupa’nın güvenlik ekosisteminde Türkiye’ye yönelik yaklaşımın yeniden değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Avrupa’nın dijital dönüşüme tam olarak hazır olmadığını belirten Aguirre, Türkiye’nin savunma sanayiindeki gelişiminden etkilendiğini söyledi. Ukrayna savaşının mevcut NATO standartlarının sahadaki gerçeklik karşısında yetersiz kaldığını gösterdiğini ifade etti.
Aguirre, geleceğin savaş ortamında veri, yapay zeka, sensör ağları ve dijital altyapının belirleyici unsurlar olacağını belirterek mevcut sistemlerin dönüşmesi gerektiğini dile getirdi. Türkiye’nin bu alandaki gelişiminin dikkatle takip edilmesi gerektiğini ifade etti ve Avrupa’nın Türkiye ile daha yakın iş birliği içinde olması gerektiğine işaret etti.
TÜRKİYE’YE YÖNELİK AMBARGO SÜRECİNE DEĞİNİLDİ
Toplantıda ayrıca 27 Eylül 2020’de başlayıp 10 Kasım 2020’de sona eren II. Karabağ Savaşı sürecine de değinildi. Azerbaycan’ın Ermenistan karşısında elde ettiği askeri ve siyasi zaferin ardından Türkiye’nin süreçte Azerbaycan’a BAYKAR üretimi TB2 SİHA’larla destek verdiği hatırlatıldı.
Bu süreçte dönemin Kanada yönetiminin, TB2 SİHA’larda kullanılan görüş kameralarına ambargo uyguladığı ve Türkiye’ye bu teçhizatların satışını durdurduğu bilgisi de aktarıldı. Panelde bu durum, savunma sanayiindeki uluslararası ilişkiler ve tedarik zinciri tartışmaları bağlamında değerlendirildi.
Genel değerlendirmelerde, savunma sanayisinde uluslararası iş birliğinin ve hızlı üretim modellerinin giderek daha fazla önem kazandığı ifade edildi. Fuhr’un açıklamaları da bu çerçevede Türkiye ile Kanada arasında potansiyel iş birliği alanlarının gündemde kalmaya devam ettiğini gösterdi.